Genellikle, cihaz arızalandığında pek çok kişi garanti kapsamını okumadığı için hakkını kaybediyor. İki faktörlü doğrulama ile ilgili tüketici haklarını bilmek, servis masrafını sıfıra indirebiliyor. Hangi durumların kapsam dışı sayıldığını açık örneklerle anlattık.
Çoğu sorun bilgi eksikliğinden değil, alışkanlıktan doğar. İki faktörlü doğrulama konusunda en yaygın hata, varsayılan ayarların herkes için ideal olduğunu düşünmek ve hiçbir şeyi kendi kullanımına göre düzenlememektir. İkinci sırada ise yedek almadan büyük değişiklik yapmak gelir.
Çoğu senaryoda, en etkili yöntem, kısayolları toplu halde değil azar azar öğrenmektir. İki faktörlü doğrulama ile ilgili haftada iki üç yeni kısayol denemek, hepsini bir günde ezberlemeye çalışmaktan çok daha kalıcı olur. Kullanmadığınız kısayol zaten unutulur.
Günlük tekrar eden küçük işlemler, yıl sonunda ciddi bir zaman kaybına dönüşür. Birkaç kısayolu öğrenmek ve sık kullanılanları elinizin altına almak bu kaybı belirgin şekilde azaltır. Öğrenme maliyeti düşük, getirisi yüksektir.
Çoğu durumda, terimler ürkütücü görünse de büyük kısmı günlük hayattaki karşılıklarla açıklanabilir. İki faktörlü doğrulama ile ilgili öğrenirken karşılaştığınız her yeni kavramı kendi cümlelerinizle bir deftere yazın. Anlatabildiğiniz şeyi öğrenmişsiniz demektir.
Yeni başlayanların en büyük düşmanı, aynı anda çok şey öğrenmeye çalışmaktır. İki faktörlü doğrulama konusunda ilk ay yalnızca temel kavramlara ve tek bir araca odaklanın, ikinci ayda uygulamaya geçin. İlerleme hızınızı okuduğunuz sayfa sayısıyla değil, çözdüğünüz gerçek sorunla ölçün.
Optimizasyonun sınırı, sağladığı kazancın harcadığı zamandan küçük olduğu noktadır. İki faktörlü doğrulama ile ilgili ince ayarlarda bu eşiği baştan belirleyin. Kararlılıktan ödün veren hiçbir hız artışı kalıcı bir kazanç değildir.
Pratikte, ileri düzey, daha çok ayar yapmak değil doğru ayarı bulmaktır. İki faktörlü doğrulama konusunda önce ölçün, darboğazın nerede olduğunu sayılarla görün, sonra tek bir değişiklik yapıp yeniden ölçün. Aynı anda beş şeyi değiştirmek, hangisinin işe yaradığını sonsuza dek belirsiz bırakır.
Temelde, bir değişikliğin işe yarayıp yaramadığını anlamanın tek yolu, öncesinde bir ölçüm yapmaktır. İki faktörlü doğrulama ile ilgili ayarlarda hız, gecikme, kaynak kullanımı ve hata sayısı gibi birkaç temel gösterge çoğu durum için yeterlidir. Ölçümleri aynı saatte ve benzer koşullarda tekrarlamak, sonuçların karşılaştırılabilir olmasını sağlar.
Bireysel kullanicilarin ihtiyaclarinin buyuk bolumu ucretsiz ve acik kaynak araclarla rahatlikla karsilanabilir. Ucretli surumler genellikle toplu yonetim, oncelikli destek ve ileri duzey raporlama gibi kurumsal ihtiyaclar icin fark yaratir. Karar vermeden once ucretsiz surumu birkac hafta deneyip gercekten eksik hissettiginiz ozelligi belirlemek en mantiklisidir.
Ayrıca, bazi islevler cevrimdisi calisabilse de senkronizasyon, guncelleme ve bulut yedegi icin baglanti gerekir. Kesintili baglanti olan yerlerde cevrimdisi modu destekleyen ve baglanti gelince otomatik esitleme yapan secenekleri tercih etmek daha guvenli olur.
En saglikli baslangic, mevcut cihaz ve hesaplarinizin kucuk bir envanterini cikarmak ve hangi ayarlarin varsayilan halde durdugunu gormektir. Ardindan tek seferde tek bir degisiklik yapip sonucunu gozlemlemek, karmasik rehberleri bastan uygulamaya calismaktan cok daha verimlidir. Ilk hafta icin gunde on bes dakika ayirmak bile belirgin fark yaratir.
Cihazinizi tanidikca hangi ayarin ne ise yaradigini daha net goreceksiniz; iki faktörlü doğrulama konusunda tecrube en iyi rehberdir.